ana sayfa » arşiv

dil kategorisindeki yazılar

kulağıma çalınanlar »

[19 Apr 2010 | İlk yorumu siz yapın | ]

Facebook profilimi ziyaret eden tanımadığım bir adam bana bunu yazmış:
“Yaş gerçekse Allah belamı versin.”

beni kategorize etme, yayın »

[18 Mar 2010 | İlk yorumu siz yapın | ]
yani var ama, yok…

Geçen hafta aniden eşini kaybeden Kaan Sezyum’un 13 Mart 2010 tarihli Radikal Cumartesi’nde yayımlanan yazısını paylaşmadan geçemeyeceğim…

annelik, yayın »

[7 Mar 2010 | İlk yorumu siz yapın | ]
3 yaşındaki kız iş makinesi satın aldı

Bu neredeyse bir senelik bir haber, ama yer cücelerinin minicik bileklerinin birkaç hareketiyle bazen büyüklerin bile yapmakta zorlandığı şeyleri yapabildiğini yakından bildiğim için beni hâlâ güldürüyor.

Özetle şöyle: Yeni Zelanda’da bir anne, internetteki açık artırma sitelerinden birine girip birkaç oyuncak için teklif veriyor. Sonra sayfayı o halde bırakıp, gidip uyuyor. Bu arada üç yaşındaki kızı gelip bilgisayarla oynamaya başlıyor (evde üç yaşında uyanık bir çocuk varken yatıp uyumak mümkün mü, bana sormayın). Kadın uyandığında şahane bir süprizle karşılaşıyor: Kızı, birkaç mouse hareketiyle 12.300 dolarlık gerçek bir ağır iş makinesi satın almış!

dil, kulağıma çalınanlar »

[25 Dec 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Ben: Kurtlar Vadisi Gladio’ya gidecek miyiz?
Bengü: I’m gladio asked.

annelik, dil, yayın, çeviri »

[26 Oct 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
oğuldan babaya

Geçtiğimiz hafta nevi şahsına münhasır hocam Ünsal Oskay’ı kaybettik. Bu haftaysa Radikal’in Cumartesi ekinde oğlu, okuldaşım Çınar Oskay’ın, babasının arkasından yazdığı bir yazı çıktı: Babamdan Ne Öğrendim?

Bir oğul tarafından kaleme alınmış hoş bir nekroloji. Akademisyenler için, ebeveynler için düşündürücü, Ünsal Oskay’ı tanımış olanlar içinse ayrı bir gülümseme kaynağı. Aşağıda, yazıdan aldığım bazı kısımlar var…

dil, edebiyat, tasarım »

[27 Sep 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
insan neyle yaşar?

11. Uluslararası İstanbul Bienali’nin teması “İnsan Neyle Yaşar?”

Bu çarpıcı başlık, Bertolt Brecht’in Elisabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile birlikte yazdığı Üç Kuruşluk Opera adlı oyunun ikinci perdesinin kapanış parçasının (Denn wovon lebt der Mensch?) Türkçe’si…

Çok düşündürücü, kabul etmek lazım. Ben kendi adıma bu sorunun cevabını henüz verebilmiş değilim. Ama arkadaşımız, komşumuz, Beşiktaş’ın bence en başarılı meze restoranının işletmecisi Sıdıka, kendi cevabını verdi:

İnsan zeytinyağı ile yaşar.

dil, kulağıma çalınanlar »

[4 Sep 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Yer, Beşiktaş çarşı…
Kızlar: Ama biz daha babet bakacağız.
Adam: Babet ne lan?

dil, yayın, çeviri »

[23 Aug 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

9 Ağustos 2009 tarihli Radikal’den…

Cezaevindeki çevirmen Tonguç Ok’a gelen İspanyolca yayın ‘Türkçe değil’ diye cezaevine alınmadı. Cezaevi yönetimi piyasada serbestçe satılan yayınlar için ‘inceleme için çevrilmesi şart’ dedi.

Haberin tamamı burada.

dil, kulağıma çalınanlar »

[8 Jul 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

TRT FM’de, Fuat Güner’in programında:
Işın Karaca: Michael Jackson’da pigme eksikliği varmış.

Pigme: Orta Afrika’nın, boyları 1,5 metreyi aşmayan ilk sakinleri.
Pigment: Nesnelerin (ve de insanların) renklerini oluşturan moleküller.

dil, kulağıma çalınanlar, çeviri »

[20 Jun 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Çocuk parkında iki anne konuşuyor:

Anne 1: Sen araba kullanıyor musun? Helal olsun. Ben bir türlü cesaret edemiyorum.
Anne 2: Cesaretin yoksa, çok afedersin, daha sittin sene kullanamazsın.

Sittin, Arapça’da altmış demek. Fonetik olarak başka bir şeye benzese de, cümle içinde kullanırken özür dilemek niye?