ana sayfa » arşiv

edebiyat kategorisindeki yazılar

dil, edebiyat, tasarım »

[27 Sep 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
insan neyle yaşar?

11. Uluslararası İstanbul Bienali’nin teması “İnsan Neyle Yaşar?”

Bu çarpıcı başlık, Bertolt Brecht’in Elisabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile birlikte yazdığı Üç Kuruşluk Opera adlı oyunun ikinci perdesinin kapanış parçasının (Denn wovon lebt der Mensch?) Türkçe’si…

Çok düşündürücü, kabul etmek lazım. Ben kendi adıma bu sorunun cevabını henüz verebilmiş değilim. Ama arkadaşımız, komşumuz, Beşiktaş’ın bence en başarılı meze restoranının işletmecisi Sıdıka, kendi cevabını verdi:

İnsan zeytinyağı ile yaşar.

annelik, dil, edebiyat, yayın, çeviri »

[11 Jun 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
yamuk okul’da işler karışıyor

Son çevirim, Yamuk Okul dizisinin üçüncü ve son kitabı “Yamuk Okul’da İşler Karışıyor” İletişim Yayınları’ndan çıktı.

Dizinin ilk kitabı “Yamuk Okul’dan Yumuk Hikâyeler” burada, ikinci kitabı “Yamuk Okul Yıkılıyor” ise burada.

Darısı elimde kalan son çevirinin başına… O bir çocuk kitabı değil bu arada.

annelik, dil, edebiyat, yayın, çeviri »

[12 May 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
Yamuk Okul son sürat

Louis Sachar’ın Yamuk Okul dizisinin ikinci kitabı “Yamuk Okul Yıkılıyor” bendenizin çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıktı. İlgilenenlere duyurulur. Dizinin ilk kitabı “Yamuk Okul’dan Yumuk Hikâyeler” de burada.

annelik, dil, edebiyat, yayın, çeviri »

[1 Apr 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
Nihayet

En son çevirim iki yıl önce basılmıştı. Arayı bu kadar açmak değildi niyetim.

Louis Sachar’ın Yamuk Okul dizisinin ilk kitabı İletişim Yayınları’ndan çıkıyor çıktı: Yamuk Okul’dan Yumuk Hikâyeler. Daha güzel bir resmini bulunca ekleyeceğim.

annelik, edebiyat, yayın »

[8 Jan 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Hamilelik öyle coşkulu bir nehirdi ki akıntıya karşı yüzmeye çalıştıkça su yutuyor, batıyordun. Akışına bırakmak zorundaydın kendini. İçinde kabaran suya, takvim yapraklarının döngüsüne, şeylerin düzenine teslim olarak, itaat ederek, kulak vererek…

Loğusalık bir denizmiş.

Loğusalık öyle engin bir denizmiş ki kıyının ne tarafta olduğunu anlayamıyorsun. Uyandığında okyanusun ortasında bir salda buluveriyorsun kendini. Suların mavisi öylesine ele geçirmiş ki ruhunu, bir daha medeniyete dönebileceğini, bundan böyle eskisi gibi olabileceğini sanmıyorsun...

annelik, dil, edebiyat, yayın »

[12 Oct 2008 | İlk yorumu siz yapın | ]

Belki de üç kardeşler.
Belki bir karı-koca, öbürü de birinin kardeşi.
Belki üç arkadaş.
Belki hiçbiri değil.
Eski bir YAZın sevincini böyle yürekten özlemelerine bakılırsa, onlar ancak has çocukluk arkadaşı olabilirler. (…)

annelik, dil, edebiyat, yayın »

[24 Aug 2008 | İlk yorumu siz yapın | ]

Ufak farklılıklarla, çocuklu her evde yaşandığına emin olduğum bir sabah hikâyesi…

annelik, dil, edebiyat, yayın »

[13 Jun 2008 | İlk yorumu siz yapın | ]

Some people lie when they fall in love, some people tell the truth. Some people do both, by telling honest lies, which is what most of us do. ‘Yes, I like jazz,’ we’ll say, when we mean, ‘I could like it with you.’ Love is meant to change your life-right? So it’s an honest lie if you say things you aren’t sure of. All the way up to ‘I want you to have my kids.’ (…)

(…) Some lies are more honest than others…

dil, edebiyat »

[6 May 2008 | İlk yorumu siz yapın | ]

Şu cümleyi kurmadan edemeyeceğim:Ben bugün sonbaharda çıkması beklenen Masumiyet Müzesi‘nin bir bölümünü gördüm ve Sn. Pamuk’un el yazısına dokundum.

dil, edebiyat »

[13 Feb 2008 | İlk yorumu siz yapın | ]

Do not stand at my grave and weep,
I am not there, I do not sleep.
I am in a thousand winds that blow,
I am the softly falling snow