January 2008 arşivi
beni kategorize etme »
6 Ocak 2007, Cumartesi. Sürekli hareket halindeyiz. Uyuma, donarsın! Durursak çökebiliriz. Sabahın köründe kalkıyoruz. Bizim sokakta pazar kurulmaya başlamış, arabayı zor çıkarıyoruz. İlk gece Gülgün, bu gece Nurhan kalmış annem ve Ceylan’la. Ceylan’ın bütün eşyaları kendi evinde; ona kazak, eldiven götürüyorum. Heyecansız bir yol telaşından sonra arabadayız. Annem kafasında bizim arabanın mevcudunu ısrarla beş saydığı halde dört kişiyiz: Annem, Ceylan, Bengü, ben… Beşincimiz o yeşil arabada.
beni kategorize etme »
beni kategorize etme »
Hiçbir şeyi kötüye yorasım yok. Bengü geldi diye sevinçle kapıya gidiyorum. Bir şey unuttu… Ya da rehavete kapılan tek ben değilim, dersler iptal… Yüzüm hâlâ ıslak. Bengü’nün de gözleri… “Ne oldu?” diyorum. Cevap vermiyor. Aklımdan neler geçiyor, hatırlamıyorum, ama kesinlikle biraz sonra duyacağım şeyler geçmiyor. Tekrar “Ne oldu?” diyorum. Bengü “Gel, otur,” diyerek beni kanepeye götürüyor. “Korkmaya başladım,” diyerek televizyonda hoplayıp zıplayan Şirinler’i kapatıyorum. Normalde Bengü’nün tam burada “Merak etme, o kadar kötü bir şey değil,” demesi gerekir, hiçbir şey demiyor. Demek gerçekten çok kötü bir şey…
