ana sayfa » arşiv

January 2009 arşivi

beni kategorize etme »

[15 Jan 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Amerika’da her yılbaşı herkes new year’s resolutionlarından bahsederdi, bütün dergilerde bununla ilgili yazılar olur, bütün mağazaların pazarlama stratejileri bunun üzerine kurulurdu. Türkçe’ye çevirecek olsak, yeni yıl kararları demek gerekir herhalde. Bizde o kadar yaygın bir olgu değil, gördüğüm kadarıyla. Daha mı gerçekçiyiz acaba?

Amerikalılar genellikle her yılbaşı, o yıl aileleriyle daha “kaliteli” zaman geçirmeye, stresten uzak durmaya, daha sağlıklı, daha düzenli yaşamaya, borçlarını kapatmaya ant içerler. Bu ant, aradan bir hafta geçmeden unutulur.

Temiz bir sayfa açma arzusu hepimizin içinde bir nebze var. Benim yeni yıl kararlarımın yeni yılla bir ilgisi yok, zaten yapmaya çalışmakta olduğum şeyler. Ama kaydedilen ilerlemeyi ölçüp biçmek açısından yılbaşı iyi bir zaman.

Madem öyle, ben bu yıl:

annelik, derin'e mektuplar »

[9 Jan 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]
21. Ay: Kakakakakakakaaaan

Derinim,
Önce başlığı açıklayayım: Kakakakakakakaaan, senin dilinde ağaçkakan demek. Ağaçkakan, güzel Türkçemizin on sekiz heceli tek kuş ismi.

Göz açıp kapayıncaya kadar büyüdün de bana akıl öğretmeye bile başladın. Ben kahvaltı için yumurtanı haşlarken, sen elinde bir paket bankayla (makarna) karşıma dikiliyorsun mesela. “Yok, şimdi açamıyorum, akşam pişiririm,” numarasını yemiyorsun. “Pakas? Pıçak?” diye kesici aletler önermeye başlıyorsun. Diyelim daha yatmana iki saat var, ama huysuz huysuz tepinip duruyorsun. “Derin akşama kadar ne yapacağız biz seninle?” diyorum, “Süt!” diyorsun aklına çok iyi bir fikir gelmiş gibi…

annelik, edebiyat, yayın »

[8 Jan 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Hamilelik öyle coşkulu bir nehirdi ki akıntıya karşı yüzmeye çalıştıkça su yutuyor, batıyordun. Akışına bırakmak zorundaydın kendini. İçinde kabaran suya, takvim yapraklarının döngüsüne, şeylerin düzenine teslim olarak, itaat ederek, kulak vererek…

Loğusalık bir denizmiş.

Loğusalık öyle engin bir denizmiş ki kıyının ne tarafta olduğunu anlayamıyorsun. Uyandığında okyanusun ortasında bir salda buluveriyorsun kendini. Suların mavisi öylesine ele geçirmiş ki ruhunu, bir daha medeniyete dönebileceğini, bundan böyle eskisi gibi olabileceğini sanmıyorsun...

dil, yayın »

[8 Jan 2009 | İlk yorumu siz yapın | ]

Metis Yayınları’nın Yaratıcı Direniş temalı 2008 ajandasından:

Akıllı köylü, büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir; ama sessizce osurur.
-Etiyopya Atasözü