2010 arşivi
annelik, çocuklara mektuplar »
annelik »
Desperate Housewives’daki Lynette karakteri, beşinci ve altıncı çocuğuna (ikizdiler) istemeden hamile kalmış olmanın verdiği huysuzlukla doktorun bekleme odasında oturmuş, ilk bebeğini bekleyen iyimser bir kızcağıza hiçbir şeyin zannettiği kadar romantik olmayacağını anlatıyordu. Kız, kocasının ona çok yardım edeceğinden dem vururken, “Kocanın memelerinden süt gelmediği sürece sen yardımı rüyanda görürsün,” gibi tepkiler vererek kızın hayallerini yerden yere vuruyordu. O sahnede bence anneliğin en karanlık tarafını özetleyen bir şey söyledi: “There will be many times when you will feel lonely, but you’ll never be alone.”
annelik, derin'e mektuplar »
Derinim,
Son mektubumdan bu yana 3 yaş-3 aylık olmuşsun. İnsan çocuklandıkça hayat gerçekten bir değişik hızla akıyor. Gerçekçi anlarımda bu mektupların kardeşin doğduktan sonra iyice düzensizleşeceğinden endişeleniyorum, ama öyle olmaması için elimden geleni yapacağım. Biraz doğum iznine ayrılmak işimize yarayacak sanırım…
annelik, derin'e mektuplar »
Üç senedir Derin’in doğum hikâyesini yazmak istiyorum, nedense yazamıyorum. Yazdığım bazı şeyleri unutmamak için yazıyorum. Derin’in aylık mektupları ve seyahat anıları gibi şeyleri… Bazı şeyleriyse hiçbir ayrıntısını unutmayacağımı bildiğim halde yazmak istiyorum. Babamın ölüm hikâyesiyle Derin’in doğum hikâyesi böyle şeyler. Bunlardan ilkini mideme düğümler attığı halde kolayca yazmıştım, çünkü zannederim yazarsam o sahnelerin her an beynimde oynamasından kurtulacağımı hissetmiştim. Emanetçiye anılarımı emanet etmiştim sanki. İkincisini hâlâ yazamadığıma bakılırsa, bu anıları emanetçiye vermeye kıyamamışım…
kulağıma çalınanlar »
Facebook profilimi ziyaret eden tanımadığım bir adam bana bunu yazmış:
“Yaş gerçekse Allah belamı versin.”
annelik, derin'e mektuplar »
Derin ya da maymun ya da kanguru ya da kurbağa,
Bugünlerde her sabah başka bir canlı olarak uyanıyorsun. Sana “Derin, hadi yumurtanı bitir,” dediğimiz zaman “Yok, ben tavşanım,” diye düzeltiyor ve kimliğin konusunda uzlaşmaya varmadan yumurta konusunu tartışmaya bile açmıyorsun. Parkta adını soranlara “Derin. Ama ben aslında kediyim,” gibi cevaplar veriyorsun…
beni kategorize etme, yayın »
Geçen hafta aniden eşini kaybeden Kaan Sezyum’un 13 Mart 2010 tarihli Radikal Cumartesi’nde yayımlanan yazısını paylaşmadan geçemeyeceğim…
ekoloji, tasarım »
Geçen hafta İstanbul Fuar Merkezi’nde 3. Güneş Enerjisi Teknolojileri Fuarı vardı. Haftasonu biraz arkadaşlara yardım için, biraz da meraktan gittim, gezdim. Bunca yıldır kitap ve tasarım fuarlarından başka bir şeye merak duymamış bir insan olarak merak ettim, çünkü sonbaharda Hamburg’da yapılan PVSEC fuarıyla karşılaştırmak istedim.
Fark ettim ki hiç bu maceramdan bahsetmemişim. Eylülde iki günlüğüne Hamburg’daydım. Gidişim epey komik oldu…
annelik, yayın »
Bu neredeyse bir senelik bir haber, ama yer cücelerinin minicik bileklerinin birkaç hareketiyle bazen büyüklerin bile yapmakta zorlandığı şeyleri yapabildiğini yakından bildiğim için beni hâlâ güldürüyor.
Özetle şöyle: Yeni Zelanda’da bir anne, internetteki açık artırma sitelerinden birine girip birkaç oyuncak için teklif veriyor. Sonra sayfayı o halde bırakıp, gidip uyuyor. Bu arada üç yaşındaki kızı gelip bilgisayarla oynamaya başlıyor (evde üç yaşında uyanık bir çocuk varken yatıp uyumak mümkün mü, bana sormayın). Kadın uyandığında şahane bir süprizle karşılaşıyor: Kızı, birkaç mouse hareketiyle 12.300 dolarlık gerçek bir ağır iş makinesi satın almış!
